Avusturya - İsviçre - Slovenya - Almanya - İtalya
-Alpler’de 5 Ülke-
LJUBLJANA -BLED GÖLÜ-VİLLACH-HALLSTATT-SALZBURG-MÜNİH-ZÜRİH- GOLDEN PASS TRENİ - CENEVRE-MONTRÖ -ANNECY- CHAMONİX – COURMAYEUR – AOSTA VADİSİ – MİLANO–SİRMİONE – GARDA GÖLÜ - VERONA-VENEDİK
Sürpriz Maliyetler Olmaksızın !
İZMİR-VENEDİK-İZMİR Gidiş Dönüş Uçak Biletleri ve Vergileri.
4* Seçkin Otellerde TAM KAHVALTI (Continental Değil!) Dahil Konaklama
ŞEHİR VE KÜLTÜR GEZİLERİ DAHİL !.
Orta Avrupa’nın Zarafeti ve Yeşil Başkenti: Ljubljana
Masalsı Adası ve Alp Manzarasıyla Doğanın Kalbi: Bled Gölü
Alp Dağları’nın Eteklerinde Kurulu Şirin Avusturya Kasabası: Villach
Dünyanın En Güzel Göl Köylerinden Biri: Hallstatt
Mozart’ın Doğduğu, Barok Mimarinin Başkenti: Salzburg
Bavyera Kültürü, Teknoloji ve Tarihin Buluştuğu Şehir: Münih
Finans, Sanat ve Düzenin Simgesi İsviçre Metropolü: Zürih
Diplomasi, Doğa ve Göl Manzarasının Merkezi: Cenevre
Leman Gölü Kıyısında Romantizmin Adresi: Montrö
Alp Dağları’nda Panoramik Manzaralı Efsanevi Tren Yolculuğu: Golden Pass
Kanalları, Renkli Evleri ve Romantik Atmosferiyle “Fransa’nın Venedik’i”: Annecy
Modanın, Tasarımın ve Ticaretin Kalbi: Milano
Ortaçağ dan Kalma Masalı Kasaba ve Romeo & Juliet’in Aşk Şehri: Sirmione & Verona
Kanalları, Gondolları ve Eşsiz Mimari Mirasıyla Su Üstündeki Şehir: Venedik
17-24 Mayıs
8 Gün – 7 Gece
Öğlen saat 14.00’de siz değerli konuklarımızla İzmir Adnan Menderes Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde buluşarak bagaj, pasaport ve check-in işlemlerimizi tamamlıyoruz. Sun Express Hava Yolları’na ait XQ 890 sefer sayılı uçuşumuz ile saat 17.10’da, taş yerine suyun, yol yerine kanalların şehri Venedik’e uçuşumuzu gerçekleştiriyoruz. Yerel saat ile 18.50’deki varışımızın ardından; Venedik’in ana karadaki bölümü olan Piazza Ferretto ismiyle nam salmış şehir merkezine gidiyor oryantasyon turumuzu yaparak akşam yemeği için serbest zaman veriyoruz. Keyifli bir akşamın ardından dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz.
4*Delfino Venice Mestre Hotel v.b.
✈︎ Uçuş No: XQ 890 (Sun Express) - Kalkış: İzmir - Saat: 17:10 - Varış: Venedik - Saat: 18:50
Venedik Mestre’deki otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından, İtalya’dan Balkan coğrafyasına geçerek Yugoslavya’nın dağılmasıyla ilk bağımsızlığını kazanan ülke olan Slovenya topraklarında ilerliyoruz. Tarihi zenginlikleri, kültürel etkinlikleri ve nehir manzarası ile ünlü başkent Ljubljana’ya varışımızın ardından şehir turumuza başlıyoruz. 11. yüzyılda inşa edilen ve Orta çağda Carniola Kontlarının Sarayı olan Ljubljana Kalesi, Orta çağ kenti ile modern şehri birbirine bağlayan, kentin sembol yapısı Üçlü Köprü, adını Slovenya’nın yetiştirdiği en ünlü şair France Preseren‘den alan Preseren Meydanı, Ulusal Kütüphane ve Fransız Kilisesi görülecek yerler arasında yer almaktadır. Gezimizi tamamladıktan sonra yemek ve hatıra alışverişi için serbest zaman veriyoruz. Serbest zamanın ardından buluşarak, başkent Ljubljana’nın 50 km kuzeybatısında bulunan, Avrupa'nın en eski buzul göllerinden biri olan ve yeşillikler içindeki Bled Gölü’ne gidiyoruz. Etrafı yüksek dağlar ve ormanlarla çevrili, turkuaz renkli ve ortasında adacığı bulunan bu gölün kenarında sabah kahvelerimizi yudumluyoruz. Ardından adada konuşlanmış Bled adası kilisesini ve Bled şatosunu uzaktan fotoğraflayıp rehberimizin anlatımlarını dinledikten sonra hem doğal güzellikleri hem de etkileyici Drava Nehri kıyısında kurulu Villach’a gidiyoruz. Avusturya’nın güneyinde, Kärnten (Carinthia) eyaletinde yer alan; Alpler, göller ve nehirlerle çevrili, sıcak Akdeniz esintileri taşıyan bu keyifli şehir, İtalya ve Slovenya’ya yakınlığı sayesinde üç kültürün kesişim noktasıdır. Tarihi yapıları ve taş sokaklarında rehberimizin anlatımlarından sonra vereceğimiz serbest zamanın ardından otelimize yerleşiyoruz.
4* Harry's Home Villach v.b.
Otelimizde kahvaltımızı yaptıktan sonra, Avusturya’daki Seeboden kasabası güzergâhını takip ederek Alp Dağları’nın eteklerindeki yolculuğumuza başlıyoruz. Dachstein Alpleri’nin eteklerinde kurulu, Hallstatt Gölü kıyısında yer alan; 1997’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen, doğal güzellikleri ve tarihî değeriyle ünlü, “ölmeden önce görülmesi gereken 100 yer” arasında gösterilen Hallstatt kasabasına gidiyoruz. Tarihi evleri, kiliseleri ve bozulmayan yapısı ile dünyanın her yerinden turist akınına uğrayan, şirin dokusu ve muazzam manzarasıyla sosyal medya mecralarında sıkça karşımıza çıkan Hallstatt’ta, rehberimizin yönlendirmeleriyle yürüyüş yapabileceğimiz ve keyifli zaman geçirebileceğimiz serbest zaman alıyoruz. Manzarasına doyamayacağınız güzellikteki bu kasabada zamanımızın bitiminde dünyaca ünlü besteci Wolfgang Amadeus Mozart’ın doğduğu Salzburg’a hareket ediyoruz. Almanya’nın çok yakınında bulunan kentin en gözde yapılarından ve 900 yıllık tarihe sahip olan Avrupa’nın en büyük kalesi olan Festung Hohensalzburg’u(dışarıdan), çiçeklerle ve birbirinden etkileyici heykellerle donatılmış Mirabell Sarayı bahçesi’ni, Orta Çağ, Barok ve Rönesans dönemine ait binaların bulunduğu Eski Şehir ve Residence Meydanı’nı, aşıkların aşklarının sonsuza dek sürmesi için dileklerini yazdıkları ve kilitlerin asıldığı Makartsteg Köprüsünü’nü görüyoruz. Kuşların ve nehrin sesiyle oluşan mükemmel senfoniyi banklarda oturarak iliklerinize kadar hissedebileceğiniz Salzach Nehri’nin kenarında; ünlü markaların mağazalarının bulunduğu Getreidegasse Caddesi’ni, Mozart’ın doğduğu evi (dışarıdan), Kapitelplatz’ı, Mozartplatz’ı ve göz alıcı Salzburg Katedrali’ni görüyoruz Gezimizin devamında, Orta Çağ’dan gelen mimarisi, müzeleri ve dünyaca ünlü festivalleriyle kültür ve yaşam kalitesi dengesini en iyi kuran Almanya’nın güneyinde, Bavyera (Bayern) eyaletinin başkenti Münih’e gidiyor ve otelimize yerleşiyoruz.
4* Holiday Inn Munich vb
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, panoramik şehir turumuza şehrin sembolü ikiz kuleleri ve Meryem ana Katedralini görerek başlıyoruz. Gelişmiş kentin tarihi yapılarını rehberimizin anlatımları eşliğinde görebileceğimiz bu gezimizin devamında, kentin en büyük Pazar alanının kurulduğu Viktualienmarkt’ta geçireceğimiz serbest zaman veriyoruz. Serbest zamanımızın bitiminde İsviçre’nin en büyük şehri olan Zürih’e doğru yola çıkıyoruz. Zürih’e varışımızın ardından ilk durağımız, 1910 yılında kurulan Kunsthaus (Sanat Evi) ve dünya çapında ünlü sanatçıları ağırlayan tarihî Opera ve Bale Binası. Zürih’in simgelerinden olan Quaibrücke Köprüsü’nden, Limmat Nehri üzerindeki etkileyici manzaralar eşliğinde geçiyoruz. Zürih’teki gezimiz, 16. Yüzyıl’da tamamlanan ve dönemin soylu kadınlarının yaşadığı Fraumünster Kilisesi ile devam ediyor. Kilise, özellikle Chagall Vitrayları ve çevresindeki Lonca binalarıyla dikkat çekiyor. Hemen ardından, şehrin diğer bir simgesi olan St. Peter Kilisesi’ni ziyaret ediyoruz. Bu kilise, Avrupa’nın en büyük saat kadranına sahip yapılarından biri olmasıyla tanınıyor. Daha sonra, Zürih’in panoramik manzaralarını fotoğraflayabileceğimiz Lindenhof Tepesinde kısa bir mola veriyoruz. Rehberimizin eşlik ettiği Zürih keşfimizin sonunda serbest zamanda şehri daha yakından tanıma imkanına sahip oluyoruz. Aracımızla tekrar buluştuktan sonra otelimize yerleşiyoruz.
4* Radisson Hotel & Suites Zurich
Zürih’teki otelimizde kahvaltımızı aldıktan sonra aracımızdaki yerlerimizi alarak Alp Dağları eteklerinde keyifli bir Tren yolculuğu deneyimi yaşamak üzere Alpler’in kalbi kabul edilen, gezginlerin ilgi odağı ve İsviçre’nin doğal güzelliklerinin merkezine; İnterlaken’e gidiyoruz. Burada yapacağımız panoramik gezinin ardından Tren İstasyonuna geçerek bizleri bekleyen rüya gibi bir Tren yolculuğuna hazırlanıyoruz. Golden Pass Treni ile yapacağımız yolculuk, İsviçre Alpler’nin nefes kesen manzaralarını, pırıl pırıl göllerini ve pastoral kasabalarını bir araya getiren unutulmaz bir deneyim sunacak bizlere. İsviçre Alpleri’nin kalbinde, Golden Pass Treni’nin panoramik pencerelerinden eşsiz güzellikleri keşfetmek bizlere ‘’Hayallerimizin ötesinde bir İsviçre deneyimi’’ yaşatacak. İnterlaken’den Montrö’ye uzanan bu yolculukta, doğanın büyüsüne kapılacak, masalsı manzaralarla ruhumuzu dinlendireceğiz. Bu muhteşem yoluculuğumuz Montrö İstasyonu’nda son bulacak ve bizleri istasyonda bekleyen aracımızla tekrar buluşarak Cenevre Gölü’nü de içine alan ve Alp eteklerine kurulu Montrö’yü (Montreux) gezmeye başlıyoruz. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaya hak kazanmış, şarap bağlarıyla meşhur bu güzel şehre varışımızın ardından, turumuza başlıyoruz. Hiçbir kuşatmayla alınamayan, ancak antlaşmalarla el değiştirmiş olan Chillion Şatosu, Taş evler ve Teras Üzüm Bağları’nı rehberimizin anlatımları eşliğinde gördükten sonra, kentte keyifli bir kahve molası veriyoruz. Rehberimizin belirlediği saatte buluşmamızın ardından, İsviçre’nin ikinci kalabalık şehri ve Fransızca konuşulan Cenevre kentine gidiyoruz. CERN, Dünya Sağlık Örgütü, BM, UEFA ve FİFA gibi birçok ulusal kuruluşun merkezinin burada olması yanı sıra, 4000 yıllık geçmişiyle; Kültür, doğa ve tarihi doyasıya yaşayacağımız şehre varıyoruz. Buradaki gezimizde, Romanesk- gotik mimari yapıya sahip Jardin Anglais (İngiliz Bahçesi), Çiçek Saati, Mont Blanc Köprüsü, The Old Town (eski şehir) St. Pierre Katedrali, Rousseau Adası panoramik olarak devam edeceğimiz programımızda Kırık Sandalye Anıtı ve BM Binası göreceğimiz yerlerdir. Gezimizin ardından vereceğimiz serbest zamanda hem akşam yemeğimizi alabilecek hem de bu güzel şehri daha yakından tanıma fırsatına sahip olacağız. Rehberimizin belirlediği saatte aracımızla buluşup Cenevre’nin Fransız sınırı içerisinde kalan, Cenevre Gölü (Lac Léman) kıyısında yer alan; termal suları, göl manzarası ve Alp eteklerindeki konumuyla ünlü şık bir kaplıca kasabası Evian-les-Bains’e gidiyor otelimize yerleşiyoruz.
4* Radisson Hotel & Suites Zurich
Sabah kahvaltısını otelimizde aldıktan sonra, odalarımızı boşaltıyoruz ve programımıza başlamadan önce Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesinde yer alan, tarihi, doğal güzellikleri ve romantik atmosferiyle tanınan, Alpler’in eteğinde yer alan, masalsı kanalları, Annecy Gölü ve Orta Çağ'dan kalma yapılarıyla "Alpler'in Venedik'i" olarak anılan büyüleyici Annecy şehrine gidiyoruz Annecy’de, uzaktan görebileceğimiz görkemli Annecy Şatosu, 16. Yüzyıldan günümüze ulaşan mimari zenginliğe sahip Saint Pierre Katedrali, şehrin merkezinden geçen ve "Alpler’in Venedik’i" ünvanını kazandıran ünlü Thiou Nehri, küçük bir adada yer alan ve tarihte hapishane olarak kullanılan, aynı zamanda şehrin en ikonik yapısı Palais de L’Ile, göl kenarındaki çiçeklerle bezenmiş Jardin de L’Europe ve temiz, berrak sularıyla huzur dolu Annecy Gölü gibi önemli noktaları gezip serbest zamanımızı geçirdikten sonra yeniden buluşuyoruz. Ardından, Fransa Alplerinin Mont Blanc eteklerinde yer alan ve dağ manzaralarıyla dünyaca ünlü Chamonix’te fotoğraf molası veriyoruz. Daha sonra, dünyaca ünlü ve İsviçre ile İtalya’yı bağlayan 11 kilometrelik Mont Blanc Tüneli’nden geçerek, Alp manzaralarının en unutulmaz karelerini yakalayabileceğimiz ve keyifli bir kahve molası verebileceğimiz Courmayeur kasabasına ulaşıyoruz. Molamızın devamında Alper’deki küçük Roma olarak adlandırılan Aosta Vadisinde; Roma Zafer Takı, antik Tiyatro, Katedral meydanı ve taş sokaklarıyla efsanevi yapılar arasında gezimizi gerçekleştiriyoruz. Gezimizi tamamladıktan sonra, alışveriş mabedi olarak anılan ama aynı zamanda İtalya’ya ait birçok kültürel ve tarihi eserlerin koruma alanı kabul edilen Milano’yu gezmek üzere yola çıkıyoruz. Milano’ya varışımızla birlikte bu ünlü şehirde 17 yıl geçiren Leonardo Da Vinci’nin anıtını ve müzesini, İtalyan Operasının en ünlü bestecilerinden Verdi’nin son operasını sahnelediği, dünyanın en büyük opera binalarından La Scala Tiyatrosu’nu görüyor ve dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden olan, bünyesinde ünlü moda mağazalarını barındıran Vittorio Emanuele II Galerisi’ni ziyaret ediyoruz. Yürüyüş turumuzu, kentin en merkezi meydanı Piazza Del Duomo’da, Avrupa’nın dördüncü büyük katedrali olan Milano Katedralini (Duomodi Milano) görerek tamamlıyoruz. Vereceğimiz serbest zamanın ardından otelimize yerleşiyoruz.
4* Crown Plaza Milan Linate vb.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, dünyaca ünlü markalara ev sahipliği yapan ve birbirinden şık ürünleri indirimli olarak bulabileceğimiz Scalo Milano Outlet’e gidiyoruz. Yakınlarımızla keyifli bir vakit geçirebileceğimiz zamanın sonunda ülkenin en büyük gölüne doğru yol alıyoruz. Garda Gölü, etkileyici dağ manzaraları, bağlarla çevrili tepeleri, limanları ve çiçek bahçeleri ile çevrilidir. Popülaritesi nedeniyle insanların uğrak noktası haline gelen, rönesans ve gotik tarzları bir araya getiren tarihi yapıları, kiliseleri ve Garda’nın doğal termal sularından faydalanılarak kurulan tesisleriyle ünlü Sirmione kasabasına gidiyoruz. Sonrasında, Veneto Bölgesi’nde bulunan, İtalya’nın romantik şehirleri arasında sembol hâline gelmiş ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Verona’yı gezmeye gidiyoruz. Ünlü Shakespeare’in efsanevi âşıkları Romeo ve Juliet’in şehri olarak anılan, romantik atmosferiyle sizleri kendisine hayran bırakacak Verona’ya ulaşıyoruz. Buradaki yürüyüş turumuzda; dünyanın üçüncü büyük arenası olan ve geçmişte tiyatro oyunlarının sergilendiği Verona Arenası (Arena di Verona), Romeo ve Juliet’in bir zamanlar burada yaşadığına inanılan ve en dikkat çeken balkonuyla birçok hatıra fotoğrafı çekebileceğiniz Juliet’in Evi (Casa di Giulietta), Eski Kale (Castelvecchio), 15. yüzyılda Gotik tarzda inşa edilmiş olan Verona Katedrali, 1904–1930 yılları arasında yapılan arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkarılan ve günümüzde Verona Caz Festivali’ne ev sahipliği yapan Teatro Romano, Ponte Pietra ve San Zeno Bazilikası göreceğimiz yerler arasındadır. Piazza delle Erbe ile Bra Meydanı’nı (Via Mazzini – Piazza Bra) birbirine bağlayan, klasik İtalyan sokak çalgıcılarına rastlayabileceğimiz ve yol boyunca sıralanmış mağazalarıyla alışveriş imkânı sunan caddede serbest zaman veriyoruz. Ardından bizleri bekleyen aracımızda yerlerimizi alarak, yaklaşık 1 saatlik kısa bir yolculukla bilim, sanat ve inanç ekseninde Avrupa tarihine yön vermiş, derin izler taşıyan ve bir o kadar da sessiz kalan şehir Padova’ya hareket ediyoruz. Venedik kentine çok yakın konumlanmış bu şehirde oryantasyon turumuzu yaparak akşam yemeği için serbest zaman veriyoruz. Keyifli bir akşamın ardından dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz. 4*Crown Plaza Padova v.b.
Kahvaltımızı otelimizde yaptıktan sonra, akşam uçuş saatimize kadar keyifle gezebileceğimiz; Orta Çağ ve Rönesans dönemi boyunca denizlerdeki en önemli güçlerden biri olmuş, 13. yüzyıldan 17. yüzyılın sonlarına kadar sanatın ve ticaretin merkezi konumundaki Venedik Cumhuriyeti’nin başkenti Venedik’e gitmek üzere yola koyuluyoruz. Varışımızın ardından Venedik geçişimiz için vaporetto da yerlerimizi alıyor ve Grand Kanal’a bağlanan 45 adet kanal çevresinde kurulu bu eşsiz kentte yapacağımız turumuza başlıyoruz. Turumuz sırasında; İtalya Krallığı’nın kurucusu Vittorio Emanuele II Anıtı’nı, hapishaneye götürülen mahkûmların Venedik manzarasını son bir kez görerek iç geçirdikleri rivayetinden adını alan Ahlar Köprüsü’nü (Ponte dei Sospiri), Venedik Cumhuriyeti’nin siyasi merkezi olan Dükler Sarayı’nı (Palazzo Ducale), İtalya’nın en büyüklerinden biri olan Aziz Marko Millî Kütüphanesi’ni (Biblioteca Nazionale Marciana) görerek Venedik’in simgesi San Marko Meydanı’na ulaşıyoruz. Bizans mimarisi sanatının en iyi bilinen örneklerinden biri olan ve zengin Bizans mozaikleri nedeniyle “Altın Kilise” olarak adlandırılan San Marko Bazilikasını da gördükten sonra turumuzu tamamlıyoruz. Arzu eden misafirlerimizle, ekstra olarak düzenlenecek gondol gezisinin ardından merkezde alışveriş ve akşam yemeği için serbest zaman veriyoruz. Serbest zamanın bitiminde, Venedik ve İtalya’ya veda etmek üzere Venedik Havalimanı’na gidiyoruz. Gerekli gümrük ve pasaport işlemlerimizi tamamladıktan sonra, bizleri İzmir’e geri götürecek ve saat 19.50’de hareket edecek olan Sun Express Hava Yolları’na ait XQ 891 sefer sayılı uçağımızda yerlerimizi alarak uçuşumuzu gerçekleştiriyoruz. Yerel saat ile 23.15’te İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na varıyor ve bir başka gezi programında buluşmak üzere vedalaşıyoruz.
✈︎ Uçuş No: XQ 891 (Sun Express) - Kalkış: Venedik - Saat: 19:50 - Varış: İzmir - Saat: 23:15
| Tarih | İki Kişilik Odada Kişi Başı | Tek Kişi | Çocuk |
| 17.05.2026 | 1.397,00 € | 1.777,00 € | 0 - 2 Yaş 190,00 € 3 - 12 Yaş 1.377,00 € |
Lüksemburg'un şıklığı, Metz'in tarihi dokusu ve Paris'in romantik atmosferi, unutulmaz bir deneyim sunacak. Bu tur, Avrupa'nın farklı yüzlerini keşfetmek için mükemmel bir fırsat.
SunExpress Hava Yolları 8 Gün - 7 GeceAvrupa'nın En Gözde Şehirlerinde Unutulmaz Bir Yolculuk...
Sun Express Hava Yolları 6 Gün - 5 GeceSanatın, Tarihin ve Romantizmin izinde olan Rönesans'tan Kalan Miras İtalya
SunExpress Hava Yolları 8 Gün - 7 GeceTarihin ruhunu keşfedebileceğiniz unutulmaz bir yolculuk...
SunExpress Hava Yolları 6 Gün - 5 Gece